Yükleniyor..

Değirmenciliğin Geleceği

07 Ekim 2020

Bilinen en eski ve en etkili gıda formlarından biri olan un, insanların beslenmesinde önemli bir kaynak. Gıda güvencesinin garanti altına alınmasında, açlıkla mücadelede ve yetersiz beslenmenin önüne geçilmesinde buğday ve un stratejik önemde. Çünkü çoğunlukla buğday ve mısırdan üretilen ancak bölgesel ürünlere bağlı olarak yerel çeşitleri de bulunan un, dağıtımı ve tüketimi en yaygın olan temel gıda ürünlerinden biri. Dünya genelinde yılda 600 milyon tondan fazla buğday ve mısır unu üretilmekte ve erişte, ekmek, makarna ve diğer unlu mamuller şeklinde tüketilmekte.

Dünyayı sarsan Covid-19 salgını unun temel besin maddesi olarak önemini bir kez daha ortaya koydu. Sağlık krizi olarak başlayan salgın sürecinin gıda krizine dönüşebileceğine dair endişeler ortaya çıktı. İnsanlar, un ve makarna almak için panik halinde marketlere akın ederken dünyanın dört bir tarafında değirmenciler 7/24 çalışarak rafların boş kalmamasını sağladı.

Bu süreçte değirmenciler, dünya gıda güvencesinin sigortası olmanın gururunu yaşarken, gözler de değirmencilik sektörüne çevrildi. Değirmencilik, buğdayın iki taş arasında öğütüldüğü günlerden bugüne büyük bir transformasyon geçirdi. Fakat ‘değirmen’ denilince insanların kafasında hâlâ yel veya su değirmeni beliriyor. Halbuki un sanayi, otomasyonun ardından artık dijitalleşme çağında bulunuyor. Artık valsli değirmenler akıllı tabletler aracılığıyla yönetilebiliyor. Buğdayın siloya alınmasından temizleme ve tavlamaya; kırma işleminden elemeye; öğütmeden ambalajlamaya kadar tüm üretim süreci dijital olarak takip edilebiliyor.

Değirmencilikteki bu dönüşüm, elbette değişen tüketici alışkanlıklarından bağımsız değil. Tüketiciler artık sadece kalite aramıyor, yedikleri gıdaların kaynağını, hammaddesinin nasıl üretildiğini ve işlendiğini, üretim sürecinin çevreye etkisini de merak ediyor. Pandemi süreci de başta gıda güvenliği olmak üzere bu tüketici trendlerine hız verdi. 

Un ve irmik üretiminde kullanılan makineleri geliştiren, anahtar teslimi değirmen fabrikaları kuran teknoloji tedarikçileri de dijitalleşmenin sürdürülebilir gıda güvenliği ve gıda güvencesi konusunda sunduğu imkanları üretim sürecinin tüm aşamalarına dahil etmek için çalışıyor. Sektördeki firmalar un üretim sürecinde kullanılan kabuk soyucu, triyör, pnömatik vals, irmik sasörü, paçal makinesi, kare elek ve elevatör gibi makine ve teknolojileri daha az enerji kullanan, daha verimli çalışan ve çevreye daha duyarlı hale getirmeye gayret gösteriyor. Verimliliği artırırken doğal kaynak temelini koruyan ve geliştiren yenilikçi sistemler üzerinde çalışılıyor.

Şurası gayet açık ki önümüzdeki süreçte değirmen tesislerinde daha fazla yazılım, değirmen makinelerinde daha fazla akıllı sensörler göreceğiz. Bu çerçevede tahıl ve yem değirmenciliği sektörlerine yönelik fuarların adresi Parantez Uluslararası Fuarcılık ve Victam International’ın İstanbul’da birlikte düzenleyeceği İDMA AND VICTAM EMEA 2021, değirmencilik sektöründeki son gelişmeleri gözlemlemek için önemli bir fırsat sunacak. 27-29 Mayıs tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde üç salonda (Salon 5-6-7) düzenlenecek fuar, salgın sebebiyle birbirinden uzak kalan tedarikçi ve yatırımcıyı tekrar buluşturacak. Katılımcılar, yeni çözümlerini ve teknolojilerini sergilerken, yeni müşterilerle tanışma ve pazar potansiyelini değerlendirme fırsatı yakalayacak.

Köklü bir tarihi olan değirmenciliğin geleceğini, İDMA AND VICTAM EMEA 2021’de hep birlikte izleyeceğiz.

Talepleri Artan Palet Değirmen Makineleri

15 Mart 2021

Değirmen Makineleri Gıda İçin Önemli Yatırımdır

05 Mart 2021

Un Değirmeni Tarım Endüstrisinin En Eski Dalıdır

03 Mart 2021