TR
Dil Seçiniz

Un sanayicileri Kıbrıs’ta bir araya geldi

Anadolu Un Sanayicileri Derneği (AUSD)’nin düzenlemiş olduğu “2023’e Doğru Devlet Politikaları ve Un Sektörü” konulu genişletilmiş sektör toplantısı, 4-6 Kasım 2016 tarihlerinde Kıbrıs’ta gerçekleştirildi.

Türkiye un sanayinin önde gelen derneklerinden biri olan Anadolu Un Sanayicileri Derneği (AUSD)’nin düzenlemiş olduğu “2023’e doğru Devlet Politikaları ve Un Sektörü” konulu genişletilmiş sektör toplantısı, 4-6 Kasım 2016 tarihlerinde Kıbrıs Elexus Hotel’de gerçekleştirildi. Dernek tarafından her yıl düzenlenen toplantının açılış konuşmasını AUSD Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Özkaşıkçı yaptı.

“UN SANAYİ ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”
Türkiye ve un sanayinin zor bir dönemden geçtiğini söyleyen Ali İhsan Özkaşıkçı, “Bu süreçte ortak paydalarımız için birlik içerisinde tek ses, tek yürek mücadele vermemiz gerekmektedir. Ortak menfaatlerimiz için birlikte hareket etmek zorundayız. Birbirimize kenetlenmeli ve omuz omuza mücadele etmeliyiz” dedi.
Un sanayi sektöründeki sorunlar karşısında dernek ve federasyon çatısı altında toplanıp birlik olunması gerektiğini belirten Özkaşıkçı, “Bosna-Hersek unu, AB kotası, dâhili işleme rejimi, TMO politikaları gibi bir sürü sorun olarak konuştuğumuz ama içinde bulunduğumuz durumun ana nedenleri olmayıp sadece çorbanın tuzu, biberi olan konuları günlerce tartışabiliriz. Peki gerek iç piyasada gerekse ihracatta yaşanan bu vahşi rekabetin temel nedeni nedir? Neden buğday peşin satılan bir emtia iken unu yüksek vadeyle satıyoruz? Cevap son derece basit. Hem sayımız ve kapasitemiz fazla hem de kişi başı tüketimde düşüş var. Aynı zamanda hizmet ettiğimiz unlu mamuller sektöründe makineleşme neticesinde üretici sayısı azalıyor. Bu sorunları çözmek için sık sık bir araya gelmeliyiz” diye konuştu.
Un sanayi alanında bir yandan belediyeler tarafından kontrol edilen halk ekmek işletmelerinin, diğer yandan güçleri artan zincir marketlerin etkisiyle Türkiye’de ekmeğin sürekli müdahale altında olduğunu söyleyen Özkaşıkçı, halka ucuz ekmek vaadi veren siyaset, zincir marketler ile verimsiz çalışan fırıncılık nedeniyle un sektörünün zor bir dönemden geçtiğini vurguladı.

“UN SANAYİ, MAKİNE SANAYİNİN GELİŞİMİNE KATKI SAĞLADI”
Özkaşıkçı’nın ardından toplantının ana sponsoru olan Yükseliş Makine’nin Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kunduracı söz aldı. Kunduracı, un sanayicilerinin dünyada gelmiş olduğu mevki sayesinde değirmen makineleri sektörünün de çok önemli bir noktaya geldiğini belirterek şunları söyledi: “Türkiye un sanayinin gelişmesi makine sektörünün gelişmesine ciddi bir katkı sağlamıştır. Makine sektörü artık taktikle değil, yeni ürünler ve buluşlarla ayakta kalmak zorundadır. Ümidim tüm firmaların bu bilinçle hareket etmesi yönündedir. Bu bilinçlenme doğru bir eğitim, devlet politikası ve doğru bir destekleme politikasıyla mümkün olacaktır. Devletimizin tüm birimlerinin doğru yatırım ve devlet politikaları teşvik fonları konusunda daha da destekleyici olacağını umuyorum.”

“BOSNA UNU İTHALATI HAKSIZ REKABETTİR”
Toplantının devamında bir konuşma yapan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Başkanı Eren Günhan Ulusoy ise Türkiye’de tarımın, Türkiye Gayrisafi Milli Hasılası’nın yüzde 8’ini ve istihdamın yüzde 24’ünü sağlayan bir sektör olduğunu vurguladı.
Bosna Hersek’ten ithal edilen unun gündemlerini meşgul ettiğini söyleyen Ulusoy, “2014’te Bosna Hersek’ten bin 428 ton, 2015 yılında 2 bin 170 ton ve 2016 yılı Eylül ayı itibariyle 34 bin 700 ton un ithal edildi. Bu rakamın 350-400 bin tonlara kadar çıkması bekleniyor. Bu iş niye bu kadar hızlandı? Bosna Hersek ile yapılan serbest ticaret anlaşmasına göre, 2009-2010 yıllarında Bosna Hersek’ten buğday ithal edilmeye başlandı, daha sonra un ithalatı başladı” diye konuştu.
Bosna Hersek’ten ithal edilen undan Federasyon olarak rahatsız olduklarını belirten Eren Günhan Ulusoy, “Bu ithalat haksız rekabettir, dışarıdan gelecek Bosna ununun miktarı yükseldikçe Türk un sanayisinin içeriden alacağı buğday miktarı azalacaktır. Bosna Hersek’ten Türkiye’ye un gelmesini engellemek üzere bu konudaki çalışmalarımızı federasyon olarak hiç ara vermeden devam edeceğiz” dedi.

TÜRKİYE’DE 234 FİRMA ÜRETİM GERÇEKLEŞTİREMİYOR
Güneydoğu Un Sanayicileri Derneği (GUSAD) Başkanı Erhan Özmen ise toplantının ikinci bölümünde söz alan isimlerdendi. “2023’e Doğru Un Sektörü” başlıklı bir sunun yapan Özmen, konuşmasına gerek Türkiye’de gerekse dünyada yaşanan siyasi ve ekonomik sorunlara değinerek başladı. Türkiye’nin bulunduğu bölge itibariyle zor bir süreçten geçtiğine değinen Özmen, “Umuyorum ki bugün geldiğimiz bu nokta dip nokta olur. Bundan sonraki süreçte Türkiye’de ve bulunduğu bölgede istikrar ve huzur yükselişe geçer.” dedi.
Konuşmasının devamında Güneydoğu Un Sanayicileri Derneği olarak gerçekleşirdikleri “Türkiye Un Sanayi Envanteri”ne değinen Özmen, elde ettikleri veriler üzerinden çarpıcı paylaşımlarda bulundu. Türkiye ekonomisinde envanter, envantere dayalı, geleceğe yönelik orta ve uzun vadeli sektörel politika oluşturma kültürü olmadığına dikkat çeken Özmen, şöyle devam etti: “Dernek olarak Türkiye un sanayisi envanteri çıkarmaya çalıştık. Arkadaşlarımız 22 ilde 230’a yakın firmayı, fabrikayı ziyaret ederek geleceğe ışık tutması adına bir rapor, istatistiki veri elde etmeye çalıştı. Bu istatistiki verilere göre Türkiye’de 710 firma bulunuyor. Bu firmaların 476 tanesi aktif, 234 tanesi ise pasif. Şuanki toplam kurulu kapasite ise 40 milyon ton. Şuan pasif haldeki 234 firma, düğmeye basıldığında üretime geçebilecek konumda ancak üretim yapamıyor. Peki biz bu envantere neden ihtiyaç hissettik? Çünkü dünya un ihracat şampiyonu bir ülkenin atıl kapasitesini hesaplayıp, geleceğe yönelik nasıl bir yol çizmemiz gerektiğini belirlemek için.”

TMO DAHA FAZLA ÜRETİM İÇİN YAPILANMAYI HIZLANDIRIYOR
Toplantının son konuşmasını Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kemaloğlu gerçekleştirdi. Toplantı süresince tüm konuşmaları ve dile getirilen sorunları dikkatle takip eden Kemaloğlu, “TMO’nun Dönüşüm Hareketi: 2023 Vizyonu” başlıklı konuşmasında, katılımcıları iki fıkra ile hem düşündürdü hem de güldürdü. Türkiye’de buğday, arpa ve hububat ekim oranlarında düşüş, mısır ve çeltikte ise artış olduğunu vurgulayan İsmail Kemaloğlu, tarım sektöründe risk ve belirsizlik olduğunu, kontrol edilemeyen üretim süreci olduğunu ifade etti. Konuşmasında un sanayindeki sorunların zaten dile getirildiğini, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile TMO’nun tüm bu sorunların çözümü için çeşitli çalışmalar başlattığını, piyasaya müdahale politikalarında bazı değişikliklere gidileceğini ve lisanslı depolama çalışmalarının sektöre önemli katkılar sunacağını aktardı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 2023 tarım vizyonuna göre, 30 olan tarım havzası sayısını, tarımsal faaliyet yapılan her bir ilçenin bir tarım havzası olarak kabul edilmesiyle 941 tarım havzasına çıkardığını söyleyen Kemaloğlu, bundan sonra tarımsal desteklerin havza bazlı modele göre verileceğini de açıkladı. İsteyenin istediği yerde istediği ürünü ekebileceğini belirten Kemaloğlu, “Fakat bu durum, isteyen istediği yerde istediği ürün için destek alamayacak anlamına geliyor. Bakanlığın belirlediği yerde ekim yapanlar destek alabilecek” dedi.


Kaynak: Değirmenci Dergisi

SPONSORLAR
MEDYA PARTNERLERİ
DESTEKLEYEN KURUMLAR