TR
Dil Seçiniz

Dünya Bakliyat Kongresi’ne Bühler damgası

İzmir Çeşme’de 20-22 Mayıs 2016 tarihleri arasında düzenlenen Dünya Bakliyat Konferansı’nda, bir resepsiyon düzenleyen Bühler Group, bakliyat sektörü temsilcilerini ve medya mensuplarını bir araya getirdi. Yoğun ilginin olduğu resepsiyonda, önde gelen endüstri uzmanları üründen alınan değeri maksimum seviyeye çıkarmak ve ürünlerin tüketimi için yeni yöntemler yaratmak amacıyla, bakliyatın sürdürülebilir ve karlı bir şekilde işlenmesinde gelişmiş teknolojilerin rolünü belirlediler.

Bühler Group, 20 Mayıs tarihinde 2016 Dünya Bakliyat Kongresi’nde temsilciler ve medya için bir resepsiyona ev sahipliği yaptı. Önde gelen endüstri uzmanları, üründen alınan değeri maksimum seviyeye çıkarmak ve ürünlerin tüketimi için yeni yöntemler yaratmak amacıyla, bakliyatın sürdürülebilir ve karlı bir şekilde işlenmesinde gelişmiş teknolojilerin rolünü belirlediler. Ve pazara çok daha fazla miktarda bakliyat taşımak ve artan dünya nüfusunun farklı damak tercihleriyle uyum sağlamak için endüstrinin nasıl birlikte hareket edebileceğini tartıştılar.
Bühler’in resepsiyonunda konuşan Dünya Bakliyat Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Arslan, bakliyat endüstrisinin devam eden hızlı gelişimi ve bu gelişimin nasıl genişleyeceği konusundaki kişisel düşüncelerini paylaştı. Arslan, şunları aktardı: “Dünya nüfusu arttıkça protein ihtiyacı da artacaktır. Bu durumda kıtlık baş gösterebilir. Bu yüzden devamlı olarak yeni kaynak arayışı içindeyiz. Neyse ki bakliyat son derece güvenilir bir seçenek. Her ne kadar tüketimde ağırlıklı olarak Asya popülasyonu baskın olsa da, batıda da bakliyata olan ilgi son yıllarda arttı.”

İŞLEME TEKNOLOJİLERİNİN PAZARIN GELİŞİMİNE KATKISI
Arslan, “Sürdürülebilir protein kaynağı ve bakliyat tabanlı ürünlere yönelik uzun vadeli talep ve bu ürünlerin artan küresel popülerliği neticesinde, bakliyatın ekmek, çorba, et ve atıştırmalıklar gibi alışılagelmiş gıda ürünleriyle bir araya geldiğini görebiliriz. Ancak bunu başarabilmek için endüstri de, besinsel değerlerden feragat etmeden, müşterilerin tat, doku ve ürün görünümü ile ilgili beklentilerini karşılamak amacıyla daha gelişmiş ve hijyenik proses teknolojilerine yönelecektir.”
İşleme teknolojilerindeki ilerlemelere de değinen Arslan, teknoloji üreticilerinin işleyicilerle ortaklık kurarak – örneğin Bühler’in geliştirdikleri – değer zinciri boyunca verimi, üretkenliği ve hijyeni artırarak pazarın gelişmesine yardımcı olduğunu söyledi.
Arslan, “Son 15-20 yılda Bühler’in bakliyat işleme teknolojileri ve çözümlerinde büyük bir gelişim gösterdiğini ve elbette öncü olduğunu gördük. Endüstrinin birçok alanında proses otomasyonu ve bilgisayarlaşma operasyonlarda verim sağlayabilir; maliyeti düşürebilir ve daha iyi ürün kalitesi elde edebilmek için genel bir yardımda bulunabilir. 30 yıl önce bulunduğumuz noktadan bugün endüstrinin bulunduğu yere gelmemiz inanılmaz ve bu da üretilen, işlenen ve tüm dünyaya gönderilen bakliyat miktarına yansıyor” dedi ve ekledi: “Ancak atıkların azaltılmasının yanı sıra, artan popülasyonumuza etkili gıda sağlama hususunda hakiki problemler mevcut. Verimi yüksek yeni türler keşfetmek için yapılan araştırmalar ve bazı yetiştirilme koşullarında yüksek protein seviyesi ya da direnci gibi karakteristikleri olan türler, anahtar çözüm olacak. Üniversiteler, hükümetler, ulusal organizasyonlar ve özel kuruluşlar araştırmalara, bakliyat çeşitlerinin geliştirilmesine, yetiştirme uygulamalarına ve üretimi artıracak yöntemlere fon sağlıyor. Bütün bunlar küresel bakliyat ticaretinin bir adım ileriye taşınmasını ve kısıtlamalar ile düzenlemelerin azaltılmasını kolaylaştırabilir.”

BAKLİYAT KÜRESEL BESLENMEDE ROL OYNUYOR
Arslan’ın fikirlerini paylaşan Bühler’in Gıda Bilimcisi ve Teknoloji Uzmanı Beatrice Conde-Petit, bakliyatın küresel beslenmede oynadığı role, endüstrinin karşı karşıya kaldığı zorluklara ve Bühler’in bu zorlukları yenmeleri için işleyicilere sunduğu yardımlara uzman görüşüyle değindi.
Conde-Petit, etin alternatifi olarak küresel popülasyonun sürdürülebilir protein ihtiyacını karşılamak için ziyaretçilere bakliyatın anahtar çözüm olduğunu söyledi. “Şimdi ve 2050 yılı arasında, %50 daha fazla proteine ve bugünkünden çok daha fazla sürdürülebilir değer zincirine ihtiyacımız var” dedi ve bir yandan modern yaşamın gerekliliklerini karşılayıp, değer zinciri boyunca işbirliğinin artan önemine cevap verirken bir yandan da elverişli, lezzetli, besleyici ve maliyeti düşük gıda ürünleri geliştirmede karşılaşılan zorlukları ana hatlarıyla belirtti.
Conde-Petit, “Bakliyatın başlıca işleme aşamalarında yer alan (kırma, bakliyat unu ve proteinle zenginleştirilmiş malzemeler aşaması) işleyicilerin, fırınlanmış ürünlerde, atıştırmalıklarda ve makarnada bakliyatın kullanılması konusunda birlikte çalışmaya ihtiyacı var. Böylece modern tüketicilerin lezzet, doku ve besinsel gereklilikleri de karşılanabilir.” dedi ve ekledi: “Bakliyat işlemenin ve ürün yapısının diğer birçok alanın yanı sıra sindirilme, tokluk ve kan şekeri modülasyonu gibi besinsel konulardaki rolünün anlaşılması için araştırmaya ihtiyaç var. Bakliyat da dahil olmak üzere gıda endüstrisinin giderek artan ilgisi, bu değerli ürün için bir dizi işleme fırsatı yaratıyor. Bu gıda grubunun tüketici farkındalığı arttıkça, öncü işleme teknolojilerinin de desteğiyle bakliyatın gıda ürünleri arasındaki yerinin anlaşılması da hızla artacaktır.” Conde-Petit, Bühler’in uzmanlarının son teknolojinin yanı sıra destek de sunmak için işleyicilerle ortak çalışma yürütebileceğini söyledi. Proseste teknik beceri, gıda güvenliğini, beslenme ve yan ürünlerin kullanım anlayışı da bunlara dahil.

GELİŞMİŞ TEKNOLOJİ KARLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR PROSES İÇİN ANAHTAR ÇÖZÜM
Aynı zamanda resepsiyonda konuşan Bühler Küresel Ürün Müdürü Surojit Basu, tüm farklı bakliyat çeşitlerinde proses gerekliliklerinin nasıl çeşitlendiğini ve karmaşıklaştığını açıkladı. Ancak Bühler besinsel değeri, verimi, estetik görünümü ve bakliyat ile bakliyat kökenli gıdaların fonksiyonel özelliklerini geliştirmek amacıyla değer zincirinde – etkili temizleme, kabuk soyma, ayırma ve ayıklamadan çimlenme gibi daha ileri katma değer proseslerine kadar – bu boşluklar arasında köprü kurabiliyor, işleyicilerin daha hijyenik, sürdürülebilir ve karlı proses metotları kullanmalarına yardımcı oluyor.
Buna bir örnekte bakliyatın kabuğunu etkili, hijyenik ve düşük maliyetle soyan Bühler’in bakliyat kabuk soyma çözümü PULSROLL™. Endüstrinin yalnızca CE ve ATEX sertifikalı bakliyat soyucusu işleyicilerin bugünün artan bir şekilde düzenlenen ve ileri düzeyde otomatik endüstrisinde çalışmasını sağlıyor. Bühler, bu ürün geçen yıl ekim ayında piyasaya sürüldüğünden bu yana, değer zinciri boyunca prosesteki mükemmelliği ve yüksek seviye teknolojisi ile bakliyat kalitesinde mihenk taşı oluşturarak çok sayıda sipariş aldı bile.
Endüstriyel bakliyat proseslerinde modern uygulamaların altını çizen Bühler Group İş Geliştirme Uzmanı Aidin Milani Kuzey Amerika Bakliyat pazarı değer zincirindeki bir sonraki doğal adım hakkında konuştu. Milani, ürünü yenilebilir bir formda öğüten ve giderek büyüyen değirmencilik trendi hakkında konuştu ve bakliyatın gıda ürünü olarak kullanımında katma değer proseslerine – örneğin öğütme, kuru fraksiyonasyon ve termal prosesler- değindi. Nihai ürün ile ilgili de yorumda bulunan Milani, proteince zengin bakliyat ununun bitkisel proteinlercece zengin ürünlere dönüştürülmesinin yanı sıra bakliyatın kavrulması, makarna, noodle ve atıştırmalıklarda ekstrüzyon gibi popülerlik kazanan proses çözümlerine de göndermede bulundu.
Arslan son olarak gelecek yıllarda bakliyata olan talebin çok daha fazla güçlü olacağını belirtti ve şöyle söyledi: “İnanıyorum ki bakliyat sektörünün büyümeye devam ettiğini ve artan dünya nüfusunu beslemede dünyayı çevreleyen toplumsal sorunlara yönelik çözümün bir parçası olduğunu göreceğiz. Daha yüksek üretim seviyeleri ve devam eden güçlü taleple birlikte daha etkili proses teknolojilerinin endüstrimiz için olumlu olması bekleniyor.”

SPONSORLAR
MEDYA PARTNERLERİ
DESTEKLEYEN KURUMLAR